NEDEN?

Paranoya: isim, tıp (***) Abartılı gurur, kuşku, sanrı, güvensizlik ve bencillikle belli olan bir ruh hastalığı.
“Herkes birbirini kuşkuyla süzüyor. Toplumsal bir paranoya yaşıyoruz bugün.” – T. Uyar

Kapitalizmin yükselişi ile birlikte dünya yüzeyini paylaştığımız pek çok insan bu gelişmenin insanlığa getirecekleri üzerine kafa yordular. Özgürlük en çok arzulanan gelişmelerden biri idi yeni dünya düzeni ile birlikte fakat bugün baktığımız dünya bundan farklı bir izlenim sunuyor. Paranoya, artık olağan bir yaşam hali.

Büyük birader, George Orwell’in en bilinen eserlerinden 1984’de betimlediği, insanları rızaları dışında takip eden, yaşantılarını yöneten ve ikna eden otoriter bir devletin görünen yüzü idi. Orwell, hayalinin bir değil bir çok birader tarafından gerçek kılındığını ve bizim buna gönüllü olduğumuzu görse hayrete düşerdi sanırım. Telefon konuşmalarımızda dinleyen üçüncü kişilere şaka ile takılmak bir alışkanlık haline geldi neredeyse.

Özellikle Edward Snowden’ın kamuya açıkladıklarından sonra artık yadsınamaz bir gerçek var ki sebebi ne olursa olsun herkes dünya vatandaşlarının verilerinin peşinde. Devasa internet şirketlerinin tamamı ticaret için, ekonomik düzenin bekçiliğini yapan devletler güç için, kalan diğer kimseler ise kendi çıkarları için tüm dünyanın sınırsız bir şekilde ürettiği büyük veri (big data) peşinde bir kavga içindeler. Bu verileri kullanan, toplanması için gerici düzenlemeleri destekleyen veya kanun dışı yolları tercih eden herkes bu biraderler topluluğunun bir parçası.

Büyük biraderlerin biz olağan insanlardan haberli, emrivaki ve habersiz topladığı sayısız bilgi ile kazandıkları çokça para ve güç gün geçtikçe daha da hayretler verici geliyor. Bu bilgilerin paraya çevrilmesi yanı sıra belki de sizin hakkınızda sizden çok şey bilen birilerinin kurum veya kişi olarak var olması daha da büyük bir rahatsızlık konusu. Hele ki bu bilgilerin elinizden kolaylıkla alınabildiği, çalınabildiği, el konulabildiği ve hukukun nal topladığı bir gerçeklikte, yaşamımızı dört köşe sarmış bu durumla mücadele bir yaşam mücadelesi haline geliyor. Teknolojinin tüm algılarımıza nal toplattığı bir zamanda çoğumuzun bu durum karşısındaki hissi çaresizlik oluyor.

Bu blog olağan birinin mücadelesinin meyvesidir. Hakkımda olağandışı sayılabilecek tek şey ilgimin getirdiği bilgilerin birikimidir. Kişisel veriler ve mahremiyet taleplerine ilişkin mücadele yeni sayılmaz fakat bugün hiç olmadığı kadar erişilebilir ve yaygın durumda. Türkiye sınırları dahilinde eksik olan, yıllardır yabancı kaynaklar sayesinde oluşan bu birikimin paylaşılması. Bu bakımdan alınacak çok yol olmasına rağmen insanların hak ettikler mahremiyeti ve güvenliği geri almalarına aracı olabildiği sürece bu blog kendini başarılı kılacaktır.

Bu amacı kovalarken olabildiğince basit ve anlaşılır olmak asıl amaç. Yaygınlaşmayan ve sadece bir grubun dahil olduğu bir mücadele kimseye fayda etmiyor. Teknik yatkınlığı olmayan veya ihtiyaç duymayan insanların dahi bu sürece girebilmesine imkan sağlamak bugün elzem. Bu blogla, vardığım noktanın herkesin varabileceği bir nokta olduğunu göstermek istiyorum. Amaç herkesin aynı zorlukları yaşamaması ve ortak bir deneyimin yol gösterici olması.

Bu mücadele de tam bir başarı mümkün mü tartışılır ama daha iyi bir gelecek için mücadele bugün gerekli. Umudum benim bu çabamın bu geleceğin yaratılmasına bir katkısı olması.