Kolaylık vs Mahremiyet

Kolaylık ekonomisi diye bir tabir var. Tam anlamı ile temel niteliği kolaylık olan ve kolaylık ile yaygınlık kazanabilen yazılımları ifade ediyor. Kolaylığı sebebi ile olumsuz yönleri görmezden gelinen ve daha nitelikli hizmetlerin varlığında dahi kullanımı sürdürülen yazılımlar bunlar. Bu kolaylık ekonomisi bir sermaye şeklinde biriktiğinde kendi başına gelişimi yönlendiren bir hal alabiliyor. Buna en güzel örnek olarak 1.3 milyarı aşkın kullanıcısı olan Whatsapp verilebilir. Her yönden daha gelişmiş hizmetler varken, Whatsapp için en temel kullanım sebebi kolay olması ve herkesin kullanması. Peki bu duruma nasıl gelindi?

İnternet’in kullanımının yaygınlaşması istikrarlı olarak sürmüş olsa da olağan kullanıcıların hayatlarına sirayeti yeni sayılır. İnternet’in ulaşabildiği insan sayısının artışı ile birlikte potansiyel olarak yarttığı pazar, giderek ticarileşen bir İnternet ve bağlı hizmetlerin de bu bakımdan yaygınlaştırılması ticari bir dürtü yarattı. Olağan kullanıcıların katılımının önündeki en büyük engel, genel olarak bilişim teknolojilerinin kendi başına öğrenilmesi gereken ve çaba isteyen araçlar olmasıydı. Belki de bu engeli aşan ilk adımı Apple, şirketinin biricik telefon ürünü olan Iphone ile attı.

İnternet, Iphone öncesi sıradışı derecede küçük kitleler dışında herkes için bilgisayarlar ile ilişkilendirilmiş bir şeydi. Iphone ile kola içme efekti dışında, mobil denen kavram hayatımıza girdi. Internet artık her yerde erişilebilir oldu ve yaygınlaştı. Her ihtiyaç için bir “app” vardı artık. Bu aralıkta İnternet ile tanışmış, yakınlaşmış veya hayatının parçası haline getirmiş kullanıcılar, “online” yaşantılarına kendilerine gümüş tepside sunulmuş, bedava ve ölesiye kolay olmaya çalışan yazılımlarla başladılar. Bu alışkanlık yaygınlaştı ve kolaylık şımarığa, şımarıklık da bir kitleye evrildi. İnternet’te sunulacak hizmetler için kolay ve bedava olmak bir zorunluluk oldu.

Elbette bir uygulamanın, verilen bir hizmetin kolay kullanılmasında hiç bir sakınca yok. Yaygınlık iletişimin en önemli niteliklerinden bir tanesi ve İnsan medeniyetinin en önemli adımları tasarımsal başarıları. Lakin kolaylık bedava değil ve tam bu sebeple kolay/bedava yazılımlarla yeni bir kazanç alanı, kişisel verilerden para kazanma ortaya çıktı. İnternet’in devleri Google, Facebook vs. kişisel veriler üzerinde yükseldiler ve bugün İnternet içeriğinin baskın bir çoğunluğunu bu devler yönetiyor. Belirli tahminlere göre bu şirketler ortalama bir kullanıcıdan 600 ile 1300 Dolar para kazanıyorlar. Kullanıcılara bedava verdikleri hizmetin değeri ise kıyasen yok sayılacak miktarda.

Bu bakımdan kimse para vermek veya kolaylıklarından fedakarlık etmek istemediğinden bu tablo ortaya çıktı ve sürüyor. İnternet, hayatına özgür ve kısmen bedava başlamıştı ama bunu haksız yere talep etmek tüm İnternet vatandaşlarını sömürgeleştirdi. Bu sömürge haline alışan ve kanıksayan insanların kitle haline gelmesi ile bu düzendeki araçları reddetmenin karşılığı “dijital mülteci” olarak dışlanmayı getiriyor. Artık Facebook kullanmıyorsanız, Whatsapp’tan size ulaşılamıyorsa Linkedin profiliniz yoksa veya İnstagram’a sürekli fotoğraf yüklemiyorsanız bir grup küçümsenemeyecek sayıda insan için pratik olarak yoksunuz.

Kolaylık ekonomisi ve tekelleşmiş halinin gelişimini engellediği özgür alternatiflerin eksikliği bugün kullanıcıları isteseler de istemeseler de bu çarpık düzenin içinde tutuyor. Artık kişisel verilerinizin elinizden alınmasına razı olup, düşüncelerinizin yönlendirilmesine izin verip ülkenizin siyasi dengelerine karışılmasına göz yumup ancak var olabiliyorsunuz. İtirazınız var ve isyan ettiyseniz adınız sabit “Olağan Paranoyak”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.