Değişken Fiyatlandırma – Sabit Ayrımcılık

İnsanlar yaşantılarında istemeden çokça kişisel bilgiyi ele verir. Bu durumun günümüze kadar büyük bir sorun olmaması bu bilginin miktarı ve saklama koşullarının elverişsizliğinden geldi. Artık insanlar daha hızlı yaşamlarında daha hızlı şekilde daha fazla veriyi daha fazla saklanabilmesi için ortalığa saçıyorlar. Bu durumun milyar dolarlık devasa şirketlerin yararına olduğu yadsınamaz bir gerçek. Fakat kişisel verilerimize hakim olamamamızın Dünya’nın en masum insanı için bile istenmeyen sonuçları var.

Bir ilişki en az iki kişinin teması ile başlar. Genel görgü tanışmayı ve el sıkışmayı gerektirdiğinden ilk paylaşılan kişisel bilginiz isminizdir. Bu sırası ile nereli olduğunuz, ne iş yaptığınız gibi olağan bilgilerle devam eder. Bunların hiç biri sır olmayabilir ama yine de sizin aleyhinizde kullanılabilir.

Bilgisayar almak için bir elektronik dükkanına gittiğinizi ve bir satış temsilcisinden yardım alacağınızı varsayın. Bu noktada tarihsel olarak tacirliğin küçük oyunları oynanmaya başlayacaktır. Giyiminiz, konuşmanız, kullandığınız terimler, yaptığınız iş, gözünüzün kaçtığı modeller, bunların hepsi sizin istemeden sosyal olarak var olmakla yaydığınız bilgiler. Satış elemanını bu bilgileri değerlendirerek sizi belki ihtiyacınız olmayan daha pahalı bir modele yönlendirebilir, belki tam tersini yapıp ucuz, elde kalmış bir cihazı size satmaya çalışabilir. Fiyat, pazarlık konusu olsa belki fazla bile söyleyebilir. Bu sonuç verdiğiniz bilgilerle mümkün olsa da ahlaken normal görülen bir durum. Haklı bir uygulama mıdır tartışılır ama her zaman başka bir yere bilgisayar almak için gidebilme imkanı bulunur.

İnternet alışverişi, korkulan bir eylemken hayatımızın kaçınılmaz bir parçası haline geldi. İnsanlar en ucuz fiyatları, en çok çeşidi, en kolay şekilde bulabilmenin rahatlığı ile İnternet’e kucak açtılar. Satış temsilcisinin müşteriye yaklaşımı ise değişmedi. Siz artık fiziken dükkanda olmayabilirsiniz ama İnternet’te saçtığınız bilgiler bir dükkanda açığa vurabileceğinizden çok daha fazla ve asla unutulmuyor. Kullandığınız telefonun markası, arama geçmişiniz, girdiğiniz sayfalar, sosyal paylaşım hesaplarınız hepsi sizi ve zayıf yönlerinizi tespit edebilmek için kullanılabilir bilgiler. Peki zaten sosyal yaşantımızın parçası olan bu özel fiyatlandırma ve yönlendirme politikası İnternet’te yapılsa çok mu farklı olur?

Bu durum iki türlü kaçınılmaz haksızlığa yol açıyor. Öncelikli olarak artık satış temsilciniz bir insan değil bir sistem. Sistem doğası gereği ayrım yapmadan, sizin kim olduğunuzu umursamadan uzlaşmaz şekilde yapması gereken şeyi yapıyor; şirkete daha fazla para kazandırmak. İnternet’te alışverişinin giderek tekelleştiğini de hesaba katarsak gerçek hayatta olduğu gibi gidebileceğiniz başka bir yer de kalmıyor.

İkinci sorun müşteriler arasındaki adaletsizlik. Sistem aldatılabilir. Peki siz bu tedbirleri alabilecek kadar teknolojiye hakim misiniz? Değilseniz aynı hizmeti veya ürünü almak için, daha başarılı bir İnternet vatandaşı sizden daha az para öderken haksızlığa uğraşmış hissetmez misiniz?

Yeni Dünya’nın ve bilgi teknolojilerinin getirdiği insanlık sorunları çok uzak geleceğin konuları veya süper kötülerin endişeleri değil, bugün mücadele edilmezse yarın başımıza yıkılacak bir Dünya’nın konusu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.